17 Ekim 2009 Cumartesi

HAKKIMDA...SÖYLEŞİ

ÜYESİ OLDUĞUM http://www.edebiyatdefteri.com/ adlı sitede BY MESELCİ tarafından benimle yapılan ve 26 MART 2009 TARİHİNDE GÜNÜN YAZISI SEÇİLEN SÖYLEŞİDİR...
BİLGEPERİ:RUHUNU SEVEN VE RUHUNU DUYAN PERİ... Biliyorsunuz, edebiyata gönül veren seçkin dostlarla şiir ve edebiyat üzerine röportajlar yapıyorum. Konuğum sen oldun...kişiliğiniz ve edebi duruşunuz yetti alizatınızla söyleşi gerçekleştirmeye...izninizle, şu soruları şahsınıza sorarak sohbetimize başlamak istiyorum:
MESELCİ : Bilgeperi’yi tanıyabilir miyiz birçok cümleyle?
Bilgeperi : 28.12.1968 İstanbul doğumluyum. Orta asya Oğuz Türkleri’ ndeniz. Fatih Sultan Mehmet 1453 yılında İstanbul’u aldığında dedelerimizi ordan getirip İstanbul’a yerleştirmiş. Mekanı cennet olsun, yer vermiş, yurt vermiş, toprak vermiş. O gün bugündür, kuşaklar boyu İstanbul’da yaşıyoruz. Bu yüzden midir bilmem ama İstanbul’u çok seviyorum. Büyüğü 20 yaşında, küçüğü 5 yaşında iki kızım var. Halkla İlişkiler mezunuyum. Okumayı ve yazmayı çok seviyorum. Kendimi çok seviyorum. Yaşam kafama vura vura öğretti bana bunu sağolsun. Bilge gibi, insana, yaşama ve doğaya, geniş bir pencereden ve derinlemesine bakıp, bulduğum güzelliklerden bir peri gibi ilham alıp, keyif alıp, yaşamı kendi gerçeğime göre anlamlandırıp yaşamayı amaç edinmiş biriyim...
MESELCİ : Şuanki ruh haliniz nasıl?
Bilgeperi : Ruhunu seven, ruhunu duyan, ruhunu kendine rehber etmiş biri olarak çok güzel. Yaşamın ruhsal bir yolculuk olduğunun farkına vardığımdan beri ruhumu gereksiz yüklerden kurtarıp, arındırmaya, sadeleştirmeye ve geliştirmeye çalışıyorum. Başladığım noktadan şu an geldiğim noktaya kadar çok yol katettim. Bu yolda yürüdükçe de gittikçe güçleniyor ruh halim. Ruhumu seviyorum, ruhumu koruyorum. Günlük yaşamın getirdiği sorunlar ruhuma asla dokunamaz. Şunu çok iyi biliyorum ki mevlam ne eylerse güzel eyler.
MESELCİ : Edebi türler içinde en çok hangisini okursunuz, neden?
Bilgeperi : Anlamlı ve duygulu şiirleri seviyorum. İçeriği derin ve sayfalar dolusu anlam barındıran kısa şiirlere bayılırım. Gelişimi destekleyen, bilgi ve sevgi içerikli kitapları ve bu konularda ki yazıları çok okurum. Gelişmek için ve herşeye rağmen sevebilmeyi, koşulsuz sevebilmeyi öğrenebilmek için yaratıldığımıza inanırım. Bu inancımı destekleyen kitapları, yayınları ve siteleri takip ederim. Bireysel gelişimi amaç edinmiş kişilere yönelik, bu konunun uzmanları tarafından hazırlanmış bir sitede de yazarlık yapıyorum ayrıca.
MESELCİ : Şiir okumak mı kolay, yoksa duyguları kaleme almak mı zor?
Bilgeperi : Ruhuma hitap eden şiirleri okumak elbette çok kolay ve çok keyifli. Hitap etmiyorsa sonunu getiremem. Benim gibi kendi içseline odaklı biri olarak duyguları kaleme almak çok kolay. Kendi içimi okuyup kaleme almak rahatlatır beni. Bir çok duygusal ve ruhsal tıkanıklığımı bu şekilde çözerim.
MESELCİ : Türkiye’deki insanlar iyi bir okuyucu mu sizce?
Bilgeperi : Bilinçli okuyucularda var elbette. Ama bilinçli de olsa bilinçsiz de olsa herkes ihtiyacı olanı bir şekilde kendine çekiyor ve okuyor.
MESELCİ : Bir gününüz nasıl geçiyor,edebiyatla uğraşan insanların farklı bir yaşam alanı mı var gerçekten?
Bilgeperi : Günüm okuyarak başlar ve okuyarak biter. Günlük işlerle uğraşırken yazacağım yazı kafamın içinde dolaşmaya başlar, bir kaç gün beslenir, büyür ve birden akıp gider. Şiirlerimi kendimi ve duygularımı dinlemeye yoğunlaşmışken ya da duygusal etki almışsam okuduğum bir yazı veya şiirden o anda yazarım. Edebiyatla uğraşanları bilemem ama benim gibi kendisiyle uğraşanlar, gereksiz kalabalıklardan arınmış, kendisini yaşayabilecekleri sade ve doğal bir alan yaratıyorlar sanırım kendilerine.
MESELCİ : Sevdiğiniz(yapmaktan hoşlandığınız) beş eylem desem?
Bilgeperi:
1- Sevmek...Yaradandan ötürü yaradılanı sevmek... 2-Okumak ve yazmak... 3-Sahilde yürüyüş... 4-Gökyüzünü, kuşları ve yağmuru seyrederek kahve keyfi yapmak... 5-Büyük kızımla gençliğimi, küçük kızımla çocukluğumu yeniden keşfedip yaşamak...
MESELCİ : Aşağıdaki kavramlar sizin için neleri ifade etmekteler?
Bilgeperi:
Peri : Benim kendi yüklediğim anlam, ruhu, doğayı ve doğaüstünü seven...
Yalnızlık : Çok severim. Kendini ve ruhunu yaşayabilmektir bende ki ilk anlamı...
Gözler : Ruhun aynası. Görmesini bilene gözler çok şey anlatır...Siz gözleri şiirler dolusu anlattınız, söylenebilecek her şeyi söylediniz nerdeyse. Bize söyleyecek pek söz kalmadı bu konuda...
Para : Yaşamak için araç ve gereç. Yeteri kadar mutlaka olmalı. Az ise isyan etmemeli, çok ise şımarmamalı.
Mavi : Gökyüzü kadar sonsuzluğu ve okyanus kadar enginliği arayanların ve bulanların rengi. Huzurun rengi. Benim de rengim. dostluk? Az ve öz olanı gerekli.
MESELCİ : Değerli vakitlerinizi bizimle,edebiyatdefteriyle paylaştığınız için sonsuz teşekkürler ederim sevgili bilgeperi...
Bilgeperi : Değer ve emek verip, zaman harcayıp, güzel paylaşımlarla bizi bize anlattığın için ben teşekkür ederim sevgili meselci. Röportajlarının devamını dilerim. Zaman harcayıp okuyacak ve yorumlayacak dostlara şimdiden teşekkürler ve sevgiler...
MESELCİ 25 MART 2009
...

Hiç yorum yok: