2 Ekim 2009 Cuma

MED-CEZİR

hayat; acı tatlı dengesinde, zamanın gölgesinde sevmeyi öğrenmektir...
ağız tadı ve hayatın tadı ortak bir payda da buluşur mu ki...
her ikisinin de dengesini kuranlar için buluşacağını düşünüyorum...
şarkılarda da vardır bu acı tatlı dengesi..
müzik ağlatacak kadar acı ve dramatik başlar..
bir süre sonra bir bakarsınız ki oynatacak kadar şenlenmiş...
duygular müziğin yarattığı med-cezire kapılıp, bir en dibe vurur, bir en yükseğe çıkar...
aynı; iniş ve çıkışlar bütünü olan hayat gibi..
aynı; acıdan sonra yenen tatlı gibi...
bir uçtan bir uca gidip gelmekten yorulup, tam ortadaki denge noktasında mola verdiğimizde bir şeylerin farkına varmaya başlarız ve birden bir mucizeye dönüşür hayat...
durulur, sadeleşir, dinginleşiriz..
insan gibi sevmeyi ve insan gibi sevenin değerini bilmeyi öğreniriz..
bunu aştıktan sonra sadece şarkılarda kulağımıza çalınsın isteriz med-cezirler..
ve öyle de olur..
...

Hiç yorum yok: