18 Ocak 2010 Pazartesi

HAYAT BİR OYUN




















Dünya denen bu kocaman sahneye çıkmadan önce bir oyun yazdım kendime.

Büyük bir keyifle oynamak için. Kendi hayat oyunumun yaratıcısı olmak inanılmazdı. Bu oyunda birlikte rol alacağım sahne arkadaşlarımı seçtim. Annemi, babamı kardeşlerimi de özenle seçtim. Benim ve bütünün hayrı için en yararlı olabilecek sonuçları yaratacak olayları planladım. Hem de en ince ayrıntısına kadar.

Hayat amacımı hatırlatacak en uygun kişilere en önemli rolleri verdim. Onlarla yaşadığım her saniye, edindiğim her deneyim bu amacın ortaya çıkmasını sağlayan müthiş bir kurguydu aslında. Bunları yaşadıkça zayıflığım güce, acılarım sevince, kayıplarım kazanca dönüşecekti.

Anlaşılmaya çalışan değil anlayan olacaktım.

Sevilmeyi bekleyen değil koşulsuz seven olacaktım.

Başkalarının istediği gibi değil kendi içimden geldiği gibi yaşayan olacaktım.
Bugüne kadar yaşadıklarımı ve yaşayacaklarımı bu şekilde planladığım için kendimi kutluyorum. Ve bu planı uygulama olanaklarını bana sunduğu için Tanrı ' ya şükrediyorum.

Benden sevgisini esirgeyenlere teşekkür ediyorum. İçimde ki koşulsuz sevgiyi tetiklediler.

Beni onaylamayanlara teşekkür ediyorum. Kendimi keşfetmeme sebep oldular.

Beni anlamayanlara teşekkür ediyorum. Kendimi ifade gücümü ve ifade özgürlüğümü arttırdılar.


Onlardan bunları yapmalarını ben istemiştim. Rollerini ustaca oynadılar. Zaman geldi üzdüler beni. Zaman geldi ezdiler.Zaman geldi haksızlığa uğrattılar, zaman geldi aldattılar. Ama ben onları bunun için seçmiştim zaten. Daha fazlasını va daha başkasını yapamazlardı. Ben de onlar ve kendim için yapabileceğimin en iyisini yapıyorum. Hepsini Tanrı ' nın huzurunda tek tek bağışlıyorum. Ve teşekkür ediyorum onlara. Aynı sahneyi paylaşmak çok keyifliydi sizlerle ve siz çok başarılıydınız. Yapmanız gereken her şeyi büyük bir ustalıkla yaptınız. Hem de hiç bir eksik bırakmadan. Hepiniz benim için çok değerlisiniz.

Karanlık zindanlara zincirlenmiş ruhumu özgürleştirdiniz. Onu ışığına kavuşturdunuz. Onu sevgiye dönüştürdünüz. Onu bilgeliğe ulaştırdınız.

Ruhuma bütün çabalarınızla yüklediğiniz ışıktan ve sevgiden sizin payınıza düşeni büyük bir bilgelikle şimdi ben sunuyorum sizin ruhunuza. Sizin de ruhunuz ışık ve sevgiyle dolsun. Işık ve sevgiyle coşsun. Tanrı hepinizi korusun.

Hayat denen bu oyunu çok seviyorum. Oyunun bundan sonraki bölümünü inançlarımla birebir oynamayı seçiyorum.

Ve artık biliyorum ki hiç kimse beni üzemez, ezemez, kıramaz ve kötülük yapamaz. Ben izin vermezsem.


...

4 yorum:

Ayşe dedi ki...

sevgili hülya ne kadar güzel özetlemişsin olan biteni ....

oyun yazarı - oyuncu - seyirci...

hepsiyiz ve çok da iyiyiz ;)

sevgiyle.
ayşe.

Hülya BİLGE dedi ki...

bu oyunda yolum Ayşe'nin yolu ile de kesişti.. çok iyi oldu..

teşekkürler Ayşe.. sevgilerimle..

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Çok güzel yazmışsınız. Dilerim bu enerjiniz hep devam eder. Ben ise 5sene devam eden bir savaştan büyük bir hayal kırıklığı ile ayrılmış biri olarak hiçbirşeyi umursamaz ve sadece huzuru özlemiş bir ruh halindeyim.

Hülya BİLGE dedi ki...

Neyi arıyorsan sen, O’sundur” der Mevlana.

Can konağını aramadaysan, cansın; Bir lokma ekmek arıyorsan, ekmeksin.
Şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir: neyi arıyorsan O’sun sen."

Neyi (huzuru) aradığınızı biliyorsanız, ne (huzur)olduğunuzu da biliyorsunuzdur..

Hep başkalarına verdik içimizdeki huzuru.. Biz onlara huzur verirsek onlar da bize verir sandık.. Ne verdiğimizi alabildiler ne de kendilerinde bulabildiler huzuru..

Geriye tek bir seçenek kaldı.. Kendi içimizdeki huzuru kendimize vermek..

Bizden başka kim bilebilir ki içimizdeki güzelliklerin ve huzurun değerini..

Sizin de özlediğiniz huzura (kendinize) tez zamanda kavuşmanızı diliyorum..

Teşekkürler..