10 Mayıs 2010 Pazartesi

"Kaynak-Nehir-Okyanus"





Acıdan geçerken, iç sesimden bana armağan edilmiştir.


Ben de bütün annelere, bütün çocuklara ve bütün acıdan geçenlere armağan ediyorum...




***


Seni annen yolun başında bırakacak. Sen, anneni bırakmak istemeyeceksin. Ama bırakmak zorundasın.


Annen, senin onu bırakıp yola koyulman için elinden geleni yapacak. Seni, hayata itecek. Seni içinde taşıdığın seni bulmaya itecek.


Senin bulman gereken sensin. Ulaşman gereken sensin. Annen seni hayata teslim edecek. Üzüleceksin, ağlayacaksın, annenin bunu neden yaptığını anlamayacaksın. Onu acımasız bulacaksın. Seni sevmediğini düşüneceksin. Ama ikiniz de yapmanız gerekeni yapacaksınız.


Bilmeseniz de olanlar olması gerekendir. Bunu asla unutma.


Annen, koşulsuz sevmeyi öğrenmen için seni hayata teslim edecek. Kendi sevgisinden daha yüce ve ilahi bir sevgiyle dolmanı isteyecek.


Seni annen ve Tanrı birlikte yarattı. Anneler bilmeselerde O'nun yaratım ortağıdırlar. Hem de hepsi. O'na en yakın olan da, en uzak olan da...


Bu yüzden anneni asla küçümseme. Sen hem annenin hem de Tanrı'nın çocuğusun. O'nun kadar kutsaldır anneler de.


Seni, sana giden yolun başına bırakacak annen. Seni hayatın sevgisine yönlendirecek. Daha yüce bir sevgiyle kutsanmanı isteyecek. Annen seni hayata emanet edecek.


Tanrı, sana yol gösterecek. Sana senin içinden seslenecek. Duymadığında ses dışına çıkıp kabalaşacak. Sen iç sesini duyup yolunu bulana kadar, iç sesinin kabalaşmış yüzlerce haliyle karşılaşacaksın.


Üzülme ve korkma. Bu yaşadığın kabalıklar sadece ve sadece iç sesini duymaya başlayıncaya kadar sürecek.


O'nu duyana kadar anlamlandıramadığın olaylar ve acılar yaşayacaksın.


Dışardan üzerine gelen kabalıklara üzüldükçe anneni suçlayacaksın. Suçladıkça içine döneceksin. Döndükçe iç sesini duyacaksın. O'nu duymaya başladığında sesin kabalaşmasına gerek kalmayacak.


Dışında olan bütün kabalıklar iç sesini duymana hizmet edecek. O sesi ne kadar çabuk duyarsan o kadar çabuk varacaksın kendine. Vardığında yaşadıklarının görünmeyen nedenlerini görüp anlayacaksın. Acıların çok büyükse ve görmene engelse geldiğin yoldan annene tekrar dön...


Yoldaki izlerinle ve acılarınla yüzleş. Annenle yüzleş. En küçük ayrıntıya kadar sorgula. Tekrar kendine dön. Bulamadıysan bir kez daha geçmişe yürü.


Geçtiğin acıların içinden bir kez daha geç.


Korkma buna değer.
Acıdan ve geçmişinden her geçtiğinde seni ışık olup aydınlatacak farkındalıkları dolduracaksın heybene.


Gerekirse defalarca geç acının ve geçmişinin içinden. Bu senin geçmişinden ve acılarından özgürleşmene yardımcı olacak. Büyük resmi görmeni sağlayacak. Büyük resmi görmeye başladığında, annenin kutsanmış olduğunu göreceksin. Hem sana hem hayata güvendiği için annene şükranlarını sunacaksın.


Kendi varlığının ve annenin varlığının hem senin hayat planına hem de bütüne hizmet ettiğini göreceksin. Geçmişinden ve acılarından özgürleşeceksin.


Annen seni yeryüzüne çıkaran bir kaynaktı. Sen kaynaktan çıkan suları okyanusa götüren bir nehir olmayı seçtin. Kaynak nehiri oluşturan suyu oluşturur ama nehir ile akamaz. Annen bir kaynak, sen bir nehirsin. Akacak olan sensin.


Annen seni oluşturup okyanusa iten bir kaynaktı.


Sen annenden kopup okyanusa akmalıydın. Okyanusa giden yolu bulmalıydın.


Aktıkça çarpacak, çarptıkça yolunu bulacaksın. Kaynaktan ilk çıkan sen olacaksın. Çarptıkça yolunu bulacaksın. Okyanusa varacaksın. Arkandan gelen diğer kaynak sularına yataklık edeceksin.


Acıların olacak elbette.


Bir nehir yatağı oluşturmak kolay değildir.


Ama okyanusa vardığında acılarından özgürleşeceksin. Okyanusla bütünleşeceksin. Nehir olduğunu unutmadan okyanus olacaksın.


Unutma nehir olmayı sen seçtin. Kaynaktan çıkıp akmayı sen seçtin. Kaynakta kalıp durgun ve çamurlu bir su olmayı seçmedin. Bunu da yapabilirdin. Hatta bir bataklık bile olabilirdin.


Bataklıklar, durgun sular ve nehirler hepsi aynı değerdedir. Hepsi bütünün bir parçasıdır. Hepsi varoluşa hizmet eder.


Nehir olmayı seçtiysen kendini bataklık ve durgun sularla kıyaslamayacaksın. Kaynakta kalan sularla, kaynaktan çıkıp, bir nehir olup okyanusa ulaşanları kıyaslamayacaksın.


Bu kıyaslama varoluşa aykırıdır. Senin yaşadıklarını idrak etmeni zorlaştırır. Kaynağı suçlamana yol açar.


Bu suçlama senin acılarından özgürleşmene ve ruhunun yükselmesine engel olur.


Nehir olmayı seçeni kaynak itecektir.


Durgun su olmayı seçeni kaynak tutacaktır.


Nehir de olsan, durgun su da olsan kendini bildiğinde kaynağı suçlamaktan vazgeçeceksin.


Kaynak senin seçimine ve okyanusa hizmet etti bunu bileceksin. İdrak edeceksin. İdrak ettiğinde okyanusa tam anlamıyla karışacaksın.


Okyanusun sonsuz nimetlerinden ve zenginliklerinden faydalanacaksın.


Açtığın yoldan okyanusa akan suları gördükçe kendine, kaynağa ve okyanusa şükredeksin.


Kaynak da, nehir de, okyanus da sensin. Sen onların içindesin, onlar da senin içinde.


Bunu göreceksin.


Varoluşu derinden yaşayacaksın.


Yenilenmiş, aydınlanmış ve yükselmiş bir bilinçle geçmişinden ve acılarından özgürleşeceksin. Yaşama ve bundan sonra yaşayacağın gelişimlere cesurca kucak açacaksın.


Hem kendi yolunu açıp hem de yollar açacaksın.


Yolun açık olsun.


...

Hiç yorum yok: